bir takunya sesi kadar içime otursun

bir taş kadar duymamış olayım sesimi

bir yağmur kadar aksın üzerimden fazlası gündüzün

bir aşağılık oyuncu olduğumu da görün

ruhun kadere çizdiği fazlalıkları silin ey kirli ellerim

bu kendi gölümün bataklığıdır boğulmaya bıraktığım

artık bu sahte umudu da götürün içimdeki gömüye

sahte bir masumiyetin sahte bir bekçisi gibi